Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Pandora Poisa Kasaimura Tüm Bölümleri
#1
Esen ola, millet. Bugünden itibaren Pandora Poisa Kasaimura serisinin bölümleri artık 23 dakika sürecektir. Bu kararı almamın sebebi, bölümleri gereksiz yere işgal etmek yerine daha iyisini yazmak içindir. Pandora Poisa Kasaimura Bölüm 001/100 adlı bölümü yayındadır.

PANDORA POISA KASAIMURA
1. Bölüm

"Yeni Bir Başlangıç”

Anlatıcı: Her şey, günün birinde Ayhan adında biri tarafından Pandora’nın kendisini Japonya’da bulmasıyla başlıyor.

Ousaka / JAPONYA
5 SENE ÖNCE
SAAT: 22:00

Kişiler: Ayhan Gazi G., Aki Ichigo ve Pandora Poisa Kasaimura

Ayhan: Aki-san, baksana ne buldum burada?
Aki: Bunun gizemini araştırıyordum uzun zamandır ama kendisini görebileceğimi hiç düşünmemiştim. Bunu bence Matsumaru Eria’ya götürelim. Oradaki insanlara tanıtır ve zengin oluruz.
Ayhan: Olur derim nasıl olsa, prenses bize karışamayacaktır.
Aki: Kendisini aktif etmemi ister misin Ayhan-senpai?
Ayhan: Bence aktif etmeyelim, başımızı Japonyanın içinde belâya sokmayalım. Mâlum, adamlar ülkesinde bunun olduğunu bilmiyor. O yüzden bunu alıp dediğin ülkeye gidelim. Orada araştırırız ama nasıl sokacağız oraya?
Aki: Turist gibi gideriz ve sonra içeriye girince senin ya da benim evimde buluşuruz ne dersin?
Ayhan: Olmaz, daha kaliteli bir fikir ver.
Anlatıcı: Cümlesinden sonra yanlışlıkla Ayhan kendi elini tutamaz önündeki açma tuşuna basarak Pandora’yı aktif eder. Ayhan ve Aki önce bağırır arkasından yine konuşmaya devam ederler.
Ayhan: Güvenliği sarstım Aki-san, ne yapalım?
Aki: Tabanları yağlayalım, derim.
Anlatıcı: O sırada Pandora uyanır.
Pandora: 1000 yıllık uykumu kim bölmeye cesaret eder.
Ayhan (Korkmuş ses tonuyla): Ben, seni istiyorum!
Pandora: İstediğin oysa, hay hay ama baştan diyeyim. Ateşle oynayacaksın, insanlar senden nefret edecek ve o da yetmezmiş gibi, benim sırrımı çözmeye çalışacak kişiler bile olacak.
Aki (Korkmuş ses tonuyla): Bu konuşuyor.
Pandora (Alaycı ses tonuyla): Hey, Dünya’lı. Benim uzaylıya benzer bir halim mi var?
Aki (Utancından yüzü kızarır): Eğer kızmazsan sana prenses diyebilir miyim Pandora-sensei?
Ayhan (Şaşırıp): Yok canım, daha neler? Prenses mi, yakında buna evlenme teklifi de edersin sen Aki.
Pandora: Siz ikiniz bana kendinizi tanıtın bakayım?
Ayhan: Ne? Adımızı bilmesini isterdim bunun.
Pandora: Aman Tanrım, bunlarla işim var.
Anlatıcı: Ayhan tam adını söyleyecekken, bir kişi bu konuşmaları kaydedip polise ihbar eden kişiyi görür ve Pandora “Susun diye bağırır”, ikili makineyi kapatıp hemen Matsumaru Eria’ya kaçarlar.

GÜNÜMÜZ SAAT: 10:00
Ayhan şikayet edercesine telefonunu açar, karşısında Suki Kodomo var. Bu kadın, Matsumaru Eria’nın en ünlü dedektifidir amacı Pandora’yı bulup onu yok etmesidir. Ayhan cep telefonunu açar ve alay edercesine konuşmaya başlar.
Ayhan Gazi Gülcü, Suki Kodomo

Ayhan: Alo, bayan çok bilmiş dedektif Suki-chan.
Suki: O zaman sana kötü bir haberim var Ayhan-baka! Pandora’yı nasıl bulduğunuzu bilmem ama nerede olduğunu araştırmalarımla ve bulduğum izler sayesinde yerini saptadım, anlayacağın sizi köşeye sıkıştırdım. (Niahahahaha!)
Ayhan (içinden): Bi’sen akıllısın zaten! (Dışından): İspatın ne? Yoksa geçen ki gibi saçma sudan sebeplerle bizi mi suçlayacaksın. Sonuçta, şirkete girdin ve Matsu TV ekiplerini çağırıp şirketimizin içinde canlı yayın yaptın. Tüm şirketi gösterdin ama Pandora’yı bulamadın. Bence boşa uğraşmayın, bunu bulmak imkansız Suki-baka!
Suki: Ahaha! O gün biraz saçmaladığımı fark ettim, sağ olsun kızım eve gelince beni uyardı. Anlaşılan sizler, işi kıvırmayı iyi beceriyorsunuz. Bu kadar hızlı hamlelerle beni mat ettiğinize göre, o gün plan yaptınız. Çünkü, şirketinizi her gün gizlenip izliyorum. Günlerce, insanların içine çıkmadığınız zamanlarda mutlaka Pandora’nın odasına sızmaya çalışıyorum ama maalesef her seferinde yakalanmamak için vazgeçiyorum. Ayhan-baka, vazgeç, sonun geldi.
Ayhan: Vov, dersine iyi çalışmışsın ama beni durduramayacaksın. Şuan neredesin dur, tahmin edeyim. Evimin önündesin!
Suki: Aptalsın ve yine öylesin. Evin önünde değilim, içindeyim. Bul beni, niyahahahay!
Ayhan: Nasıl girdin evime? (Bağırarak söyler). Hemen terket.
Cümlesinden sonra telefonunu kapatır.
Ayhan (Sinirlenir): Güvenlik!
Güvenlik: Buyurun, efendim.
Ayhan: Eve birileri girmiş haberiniz yok, o dallama kızı bulun getirin bana!
Güvenlik (Şaşırmış bir ifadeyle): Tamam.
Ayhan bu sırada, şirketteki çalışan sekreterine cep telefonuyla: “Bugün gelmiyorum, şirket sana emanet!” yazıp gönderir ve Ayhan’da aramaya konulur. Akşam üstüne kadar, güvenlik tüm evi arar ama Suki’yi göremezler. Fakat, Ayhan onu bulur ve karşı karşıya gelirler.
Suki: Bak şu aptal zekiye. Beni bulabiliyormuş, neden dedektif olmadın ki?
Ayhan (Sinirli Bir Bakışla): Evimden kibarca çık, kabaca def ol.
Suki: Çıkmayacağım, bay egoist! Seninle işim var.
Ayhan: O zaman ben çıkaracağım, bayan deli.

Suki sinirlenip Ayhan’a tekme atar ama Ayhan’a değecekken sağ elini kaldırıp Suki’nin sol elinden faydalanıp yere sırt üstü yere serer.
Ayhan: Oyun bitti, güzelim. Hadi tıpış!
Suki (Bağırarak): Kolumu bırak sürtük!
Güvenlik, Ayhan ve Suki’nin yanına gelir ve Ayhan üzerinden kalkar. Güvenlik o kızı zorla kolundan tutarak dışarı atar.
Ayhan: Güvenlik sana güvenemeyecek miyim ha? Evin içinde dedektif cirit atıyor, oh! Size parayı boşa veriyorum anlaşılan, bu son şansınız, adam gibi koruyun şu evi. Bugün ben akıllılık yapmasam kim bilir bu evin altındaki yeri de öğrenir. Aki, boşuna dememiş zamanında bunlara az para ver diye. Kızı takip et güvenlik. Şimdiden itibaren eve 4 kişi daha alıyoruz. O gün akşam Ayhan sinirini atmak için Blue Bar’a gider ve çok sevdiği bir arkadaşını görür. Adı: Aako Senki’dir.

BLUE BAR
SAAT: 20:00
Kişiler: Aako Senki ve Ayhan Gazi G.

Aako: Gençler, bakın kimler gelmiş, bugün burada Ayhan-senpai var!
Ayhan: Aako, konuşmamız gerekiyor. Hemde şimdi, hemen çıkalım dışarıya!
Aako: Tamam, patron.
diyerek ikili hemen Blighter Co arabasına binip bir kumsala giderler.

FIRE BEACH – MATSUMARU ERIA
SAAT: 22:00
Kişiler: Aako Senki, Ayhan Gazi G. Benjamin Senki

Aako: Patron, seni dinliyorum. Belli ki bugün canını sıkmışlar, anlat lütfen.
Ayhan: Bugün, Suki denen biri evime girmiş. Güvenliği atlatabildiğine şaşırdım ama asıl şaşırmam gereken şey ise, Pandora’yla ilgilenmek yerine benim evi tercih etmesine çok şaşırdım. Evde öyle ahım şahım bir şey de yokken.
Aako: Ne? Evine mi girdi?
Ayhan: Maalesef, evet ama şimdi ayak altından çektim. Yine de işi ciddiye almalıyım, belki eve kamera bile yerleştirmiş olabilir ya da olmayabilir.
Aako: O zaman yapacağın şey, o kamerayı bulman gerekiyor. Sanırım aslında beni onun için buraya getirmediğin belli, ağzındaki baklayı çıkarır mısın PATRON?
Ayhan: Aslında, demek istediğim benim evin güvenliğini arttıracak birilerine ihtiyacım var, benim elemanlardan bir cacık olmadı.
Aako arkadan bir ses duyar ve bu sesin geldiği yöne kafasını çevirir, arkasındaki kişi Benjamin Senki’dir ve kendisi de bu konuşmaya dahil olur.
Benjamin: Yapacağınız işe ben. Güvenlik elemanlarına güvenmiyorsun anlaşılan ya da çok sert çıkıştın kesin.
Ayhan: Sen beni anlamayacaksın, hiç bir zaman Benjamin-kun!
Benjamin: Puahaha!
dedikten sonra Ayhan sinirlenir ve hemen o mekanı terk eder.

ERTESİ SABAH
RIJITSU – SAAT: 10:00

Kişiler: Ayhan Gazi G. ve Alperen G.

Ayhan: Ben geldim ahali, bir derdiniz var mı?
Alperen G.: Hoşgeldin, ne oldu akraba? Dün gelmediğin için, merak ettim, bir sorun mu vardı?
Ayhan: Evet, odama gidelim orada konuşuruz.
Alperen G.: Tamamdır.
RIJITSU – SAAT: 11:00
Ayhan’ın Odası
Kişiler: Ayhan Gazi G. ve Alperen G.
Ayhan: Evime Suki illeti, girdi.
Alperen G.: Nasıl olur? İmkansız bence, ciddi gibisin.
Ayhan: O zaman ne yapacağız?
Alperen G.: Sanırım, plan değişikliği yapacağız.

Yer: Rijitsu
Saat: 12:00
Oda: Ayhan’ın Odası
Alan: Mekanın girişinde, Ayhan’ın masasında kişisel bilgisayarı ve hemen biraz arkasında sandalyesi var. Masanın biraz ilerisinde, iki adet sandalye ve bir adet masa bulunmaktadır. Ayhan, bilgisayar masasında otururken, Alperen ise hemen sağındaki sandalyeyi çekip sağına oturur.
Kişiler: Ayhan Gazi G., Alperen G.

Alperen G.: Akraba, yapılacak işlerimiz var. Malum, Suki denen kız bizi rahat bırakmayacak. Onu nasıl korkutmalıyız?
Ayhan Gazi G.: Bana sorarsan, o kızı takip etmelisin artık. Fakat, o kızdan tehlikeli biri var o kişiyi sen benden iyi bilirsin.
Alperen G.: Anlaşıldı.

O sırada Suki Kodomo, mavi renkli arabasıyla bir mekana gelir, bu mekan biraz kırık dökük ama içeride bir grup mafya elemanları yer almaktadır.

Yer: ???
Saat: 12:00
Oda: Patron Odası
Alan: Karanlık bir yer, neredeyse hiç bir şey gözükmüyor. Sadece sol alanın üst kısmında pencere var o kadar.

Kişiler: Suki Kodomo, Aako Zenbu, Masataka Koto, Ai Touka
Ai Touka: Beceriksiz kız Suki! Ayhan’ın evindeki bir oyuncağı bana getirmeyi başaramadın, seni BECERİKSİZ CADI!
Suki Kodomo (Korkmuşçasına): E-e-e-e-ef-ef-fendim, ben eve sızmayı başardım ama Ayhan’a evindeyim diyerek yakayı ele verdim.
Ai Touka: Beceriksiz, beceriksiz, beceriksiz! Of, Tanrım. Yanımdakilerin hepsi şapşal!
Masataka Koto: Bana sorarsan, sen planından düzgünce bahsetmiyorsun.
Ai Touka: Kırarım o kafanı, ne demek beni sorgulamak? HAAH! ÇIK DIŞARIYA. Seni bücür. (Masataka’ya ölümcül bakış atar.)
Masataka Koto: Bana ölümcül bakış atma ne olur? Dememi bekleme! Senden zerre kadar korkmuyorum, hatta nefret ediyorum.
Suki Kodomo: Seninle bir anlaşmam vardı, mafya bozuntusu Ai! Bugüne kadar sen ne istediysem, yaptım. Sıra sende, benim isteğim var, Ayhan denen kişi kendini mafya sanan bir bozuntuya ders vermeni istiyorum. Tabii, dedğimi yapmazsanız sizi polise şikayet ederim. Bildiğin öterim.
Ai Touka: Bakın şu beceriksiz çok bilmişe, senin dediğini yapmazsam polise ötecekmiş. Kızım, geç bu işleri sen bize hizmet ettin. Yani sen ötersen mesleğinden açığa alınırsın. (Hahahahaha!)
Suki Kodomo: İyi, be tamam! Poff.


Diyerek mekanı terk eder, o sırada cep telefonu çalar ve arayan Shinji Kodomo’dur. Suki telefonu açar ve sakinleşip,


Suki Kodomo: Alo, aşkım. Seni dinliyorum?
Shinji Kodomo: Şu çakma mafyaların (burada Ayhan’dan bahsediyor) evine sızabildin mi? İkin gün önce anlatmıştın bana planlarını ama bakıyorum da, beceremedin sanırım. Akşam eve bile gelmedin, bir derin mi var?
Suki Kodomo: Hayatım, Ayhan’ın evini basamadım ama adamların delirmesini istememin bir amacı vardı, dur arabaya bineyim.


Diyerek arabasına biner ve telefonunu direksiyonun önündeki boşluğa koyar ve kulaklığını kulağına takar. Daha sonra aracını çalıştırıp yoluna devam eder.


Suki Kodomo: Amacım, o adamların amacını anlamamdı. Tabii ki her istediklerini yaptım. Bugün onlardan Ayhan’a ders vermelerini istedim. Umarım becerirler, ben berceriksiz değilim sadece planımın bir parçasıydı. Ayhan’a gelince, onun evine sızıp ele verdirmemin bir sebebi vardı, güvenliği değiştirmesiydi. Tabii onlara az para koklatmadım değil.
Shinji Kodomo: Peki birgün yakalanmaktan korkmuyor musun? Sonuçta rakiplerin akuma (ŞEYTAN) düzeyinde zekası var. Onları ne zaman alt etmeye çalışsak, her zaman altından kalkmayı başarıyor. Ayhan’ın kendisinde değil o zeka, sanki bizi dinlemeyi başaran ama her zaman çözemediğimiz kişi var.
Suki Kodomo: Bir dakika! Bir dakika! O zaman asıl akuma Pandora’nın kendisidir. O zaman, onu bulup imha edersek zengin oluruz. Yatta!
Shinji Kodomo: BAKA! Akuma’yı yok edemezsin, o kadar basit değil. Onu saf dışı bırakmak için önce ayak altındakilerini çöp kutusuna atacaksın.
Suki Kodomo: Aşkım, Pandora’yı bulup ve onu yok etmek için ant içmiştim hatırladın mı? O canavarı bulduğum zaman havaya uçmuştum ama her yok etmeye çabaladığımda hep Ayhan önüme çıkıp olaylara salça olur. O yüzden onu aradan çıkarmanın en temel yolu prensese söyleyip onu biraz tatile şutlasın.
Shinji Kodomo: Puahahaha!


Cümlesinden sonra günlük işlerini konuşurlar, tabii yine de arabayı sürmeye devam eder. O sırada Ai Touka’nın elemanları onu takip ettiğini bilmediği için tüm planları açığa çıkmıştır. Bu yüzden çıldıran Ai Touka elemanlarına “Onu bulun bana” bağırır. Elemanlar korkudan onu durdurmak için harekete geçedursun, sizi Pandora odasına götürelim.


Yer: Rijitsu
Saat: 15:00
Oda: Pandora’nın Odası
Alan: Odada üç adet masa ve tam sağında bilgisayar. Ortasında kağıtlar ve solunda pandora kutusu yer almaktadır. Aşağılarındaysa kablolar birbirlerine bağlıdır.
Kişiler: Ayhan Gazi G., Pandora Poisa Kasaimura


Pandora Poisa Kasaimura: Merhaba, G. Ayhan Gazi. Sizlere nasıl yardımcı olabilirim?
Ayhan Gazi G.: Esenlikler dilerim, Hey, hey, hey! Pandora! Senden dileğim, Suki Kodomo hakkındaki düşüncelerini almak ve bundan sonraki planlarımı sana bahsetmek istiyorum.
Pandora Poisa Kasaimura: Dinliyorum, sizi o halde.


Tam planından bahsedecekken, Mi Touka mekana gizlice sızmıştır. Pandora Poisa Kasaimura ekrana “ALARM! YABANCI BİRİLERİ MEKANA SIZDI!” diye yazarak siren çalar. Güvenlikteki herkes, alt kata iner. Mi Touka saklanmak yerine kendini gösterir.


Mi Touka: Ayhan, prenseslerin emrine uymuyorsun. Yine onunla oynuyorsun. Beni dellendirmeden çık yukarıya!
Ayhan Gazi G.: N’aparsın? Prensese mi şikayet edersin?
Mi Touka: Hayır, prensese ötmem! Seni onun yanına götürmeye geldim.


O sırada Alperen gelir ama bu sefer Ayhan’ın kılıcını getirir ve Ayhan’a verir, arkasından Ayhan’da kılıcı çeker.


Ayhan Gazi G.: Kork benden yarı-şeytan!
Alperen G.: Ne yarı-şeytan mı? Akraba, kime dediğinin farkında mısın?
Ayhan Gazi G.: Evet, farkındayım.


Cümlesinden sonra kılıcı Mi Touka’nın tam önüne hedef alır ama amacı zarar vermek değil, amacı gözdağı vermekti. Mi Touka ise korkudan donup kalır.


Ayhan Gazi G.: Alın şu “gereksizi”!
Diyerek mekanı terk etmek yerine Alperen’in kulağına yaklaşarak, gereksizi takip et ama sakın ağzını gram açma. Diyerek onu peşine salmıştır. Tabii o sırada Ai Touka’nın elemanları Suki’nin arabasının önüne gelip dururlar ve Suki mecburen durmak zorunda kalır, arabadan iner.


Yer: Fire Beach Yakınları
Saat: 17:30
Mekan: Dönemeçli bir köprüye yaklaşık 1 km kala.
Kişiler: A-140, ???, Suki Kodomo


Suki Kodomo: Beni neden durdurdun A-140!
A-140: Efendim, senin peşine takıldı Ai!
???: İhânetin affedilemez Suki! Bizimle geliyor!
A-140: Yok ya! Gelmiyor, sizinle! Benimle geliyor!


??? konuşmadan A-140’ın önüne atlar ve Suki’yi kıstırmaya çalışır, tam o sırada Benjamin Senki geçtiği için o da durur ve arabadan iner ve hemen ??? kişisinin sağ elini sol eliyle tutar, arkasından sol eliyle yumruklayıp kişiye yumruk atar, o karmaşadan fırsat bulup mekanı terk eder.


Yer: Matsu Ea Porita
Saat: 19:00
Mekan: Havaalanın önünde, sağ elinde cep telefonu. Sol elinde sarı renkli bavulu. Sağ ayağında, Diamonds Army FC imzalı eski bir topuyla gözükür Asena! Akdemir ise, sol elinde kırmızı renkli bavulu ile gözükür.


Kişiler: Asena Deniz, Akdemir Yavan


Asena Deniz: Ayhan’ın beni çağırması çok nâdirdir!
Akdemir Yavan: Çılgın arkadaşımız yine ne peşinde? Futboldaki hareketleri bitti, sırada ne bizi bekliyor?
Asena Deniz: Bence bekleyip görelim.
Akdemir Yavan: Ayhan’ı arayayım da gelsin alsın bizi.
Diyerek cep telefonundan Ayhan‘ı arar ve telefonu Asena’ya verir.


Yer: Rijitsu
Saat: 15:00
Oda: Pandora’nın Odası


Ayhan Gazi G. (Cep Telefonuyla: Asena Deniz)’le konuşur.


Ayhan Gazi G.: Asena-chan! Seni bekliyordum! Geldin demekki. Artık ciddileşmenin zamanı geldi.
Asena Deniz: (Şikayet edercesine) Söyle bakalım, kapalı mavi saçlı huysuz! (Normal) Beni getirmene sevindim.
Yer: Matsu Ea Porita
Saat: 20:00
Mekan: Havaalanın önünde, sağ elinde cep telefonu. Sol elinde sarı renkli bavulu. Sağ ayağında, Diamonds Army FC imzalı eski bir topuyla gözükür Asena! Akdemir ise, sol elinde kırmızı renkli bavulu ile gözükür. Ayhan’da onları almaya gelir.
Kişiler: Asena Deniz, Akdemir Yavan, Ayhan Gazi G.


Asena Deniz: Ayhan, sonunda gelebildin. Bizi 1 saat beklettin. (Yazar tavsiyesi: Kızlar bekletilmeyi sevmez.)
Ayhan Gazi G.: Matsumaru Eria’nın hava alanına benim eve 1 saat uzaklığımda olması benim suçum mu Asena-san?
Asena Deniz: Zengin olmuşsun ama adam olamamışsın daha! Tatil ve Pandora ayağına bizleri çağırdın ama asıl amacını söylemedin.
Ayhan Gazi G.: Haklısın, asıl amacımı söylemedim de mi güzel ama önce buradan uzaklaşıp sizi evime götüreyim?
Asena Deniz: Zenginsin ama hala özel şöforun yok mu Ayhan-dono?


Cümlesinden sonra Ayhan’ın evine gider, o sırada Alperen, gizlice kendi arabasıyla, Mi Touka’nın içinde olduğu arabayı takip eder. İkili uzun takipleşmeden sonra bir mekana varırlar, bu mekanda özel bir planların anlatıldığı yer.


Yer: Touka’nın Cennet Sarayı
Saat: 22:30
Oda: Patronların Vadisi
Mekan: Odada Touka’ya bağlı olan herkes, kendi adındaki bir koltuğa otururlar. Ekip yaklaşık 60 kişiliktir. Odanın tam ortasının üstünde sarayların sık tercih ettiği lamba yer almaktadır.
Kişiler: Mi Touka, Ya Touka (Duruma göre kişiler konuşmaya katılacaktır, Ti Touka hariç)


Mi Touka: Ayhan denen döl israfın evini dinlemeyi ne kadar sürdüreceğiz?
Ya Touka: Ayhan denen israfı dinlemeyi, Pandora’yı yok ettikten sonra bırakacaksın. Daha sonra onunla istediğin gibi oynayabilirsin.
Oa Touka: Bana sorarsanız, onu öldürmeyelim. Zeki insanları hemen öldürüp köşeye atarsak, bu dünya çok sıkıcı olur. Sürü aptallarla oynamak hiç keyifli olmayacaktır.
Am Touka: Prensesleri bu olaya ne zaman salça yapacağız? Uzun zamandır, sessizleşti kendileri.
Mi Touka: Akıllıca, onu bulup Ayhan’ın üzerine yürütmeliyiz.
Ya Touka: Aferin, zekiler.


Diyerek konuşma rutin işlere döndüğü için kesiyorum, o sırada Alperen içeri sızmak yerine, o alandan arabasıyla birlikte ayrılarır. Kimse görmediğine emin olarak, cep telefonuyla Ayhan’a mesaj çeker ve o mesaj arabasının ekranına yansır.


1. BÖLÜM SONU
Ara
Cevapla
#2
İkinci Bölümü eklendi.

PANDORA POISA KASAIMURA
2. Bölüm
"İlk Dönüşüm"

3 Gün Önce


Yer: Ayhan’ın Evi
Saat: 18.00
Oda: Oturma Odası
Mekan: Bu odanın duvarı elmas renkleriyle kaplıdır. Giriş kapısı sol taraftadır ve kapı açılınca karşısında L şekli ranza vardır. L şekillinin tam ortasının karşısında televizyon vardır. Ayhan ise, L şekilli ranzanın sol köşesinde oturur ve elinde cep telefonunu alır.


Kişi: Ayhan Gazi G.


Yer: Elmas Ordu FC Stadyumu
Saat: 18.30
Oda: -
Mekan: Maç başlamadan önce, ısınma turu yapmakta tüm takım. O sırada Asena Deniz’in telefonu çalar.


Kişi: Asena Deniz


Ayhan Gazi G.: Asena, bil bakalım ben kimim?
Asena Deniz: Ayhan, senin sesini duymak ne güzel? Dinliyorum, durduk yere aramazsın.
Ayhan Gazi G.: Artık Pandora’nın kendisiyle uğraşacak insanların sayısı çoğalacaktır. Seni ve Akdemir’i Matsu*’da bekliyorum, nasıl olsa lig bitti. Gelin sizi tatile çağırayım, orada hem bana yardım edersiniz ve hemde Pandora’nın canını sıkanları cehenneme paketleriz. Ne dersin?
Asena Deniz: Olur.


Diyerek konuşmayı bitirirler.


Matsu: Matsumaru Eria’nın kısa adıdır.


GÜNÜMÜZ
Yer: Fire Beach Yakınları
Saat: 17:30
Mekan: Dönemeçli bir köprüye yaklaşık 1 km kala.
Kişiler: A-140, ???, Benjamin Senki, Ai Touka


???: Benjamin Senki, Suki Kodomo’nun kaçmasına yardım ettin, Gerçek niyetin ne senin? Herkese yardım ediyorsun.
Benjamin Senki: He canım, seni güzel bir patakladıktan sonra düşüneceğim.
???: Neyi düşüneceksin, bay ukala!
Benjamin Senki: Sen kimsin lan?
???: Kim olduğumun ne önemi var Mr. Benjamin?
Benjamin Senki: O zaman sana kendimi anlatayım. Ben zamanında Zeko denen robotlarla uğraştım, seni istesem tek bir vuruşumla geldiğin çöplüğe gönderirim.
???: Aman ne güzel? Tehditkar, (Alaycı ses Tonuylasmile Benjamin?
Benjamin Senki: Ben seni şimdi hatırladım, kimse bana kolayca alaycı ses tonuyla adımı seslendiremez de mi Aki Kamikaze?
Aki Kamikaze: Seni geldiğin yere göndermek bana düştü sanırım. Gelsene, en iyi saldırını uygula. Belki senin cansız bedenini koklatacak yer tanıyorum.


O sırada Ai Touka gelir ve konuşmaya katılır, aslında olayın en başından beri gizlice takip etmekteydi. Tabii Aki ve Benjamin’in konuşmalarını fırsat bularak A-140’ta ortadan kaybolmuştur.


Yer: Fire Beach Yakınları
Saat: 23:00
Mekan: Dönemeçli bir köprüye yaklaşık 1 km kala.
Kişiler: Aki Kamikaze, Benjamin Senki, Ai Touka


Aki Kamikaze: Efendim, kız kaçtı. Sağ olsun Benjamin gelip olaya salça oldu.


Ai Touka sinirlenir ve Benjamin’in sağ elini iki eliyle tutup çevirir.


Benjamin Senki: Aaaaaaaaaaaaaaaaaaah!
Ai Touka: Vazifen olmadığı olaylara salça olacak kişi en son olmalıydın. Madem oldun, seninde bilmeye hakkın var Benjamin malı.
Benjamin Senki: İnatçı karı.


Ai Touka yine Benjamin elini bir önceki paragraftaki gibi çevirir.


Benjamin Senki: Aaaaaaaaaaaaaaaaaaah!
Ai Touka: Şimdi beni dinle. Ayhan’ın evinde, Pandora’nın Kod yapısının ve algoritması dışında Elmasın Kanunu adında bir kitabı var, o kitabı kim elde ederse, Ayhan’ın evindeki her şeyin gizemini çözmüş oluyorsun. O evdeki tüm güvenliği saf dışı bırakmasını ben istedim ama o kızın kendini ortaya çıkarmasını iste bak onu işte ben istemedim.


Diyerek Benjamin Senki’ye 20 dk. Boyunca dayak atar ve daha sonrasında ortadan kaybolur.


Yer: Enter-pa, Zou-kea
Saat: 00:00
Mekan: Şöfor koltuğunda Ayhan, sağında Asena. Arkasında ise, Akdemir bulunmaktadır.


Akdemir Yavan: Ayhan, arabanın ekranında bir yazı var.
Ayhan Gazi G.: Asena benim için okur musun?
Asena Deniz: Büyük zevkle, Ayhan-san. Alperen G’den gelmiş mesaj içeriği ise;
Esenlikler dilerim akraba, teorinde haklı çıktın. Mi Touka, kötü biri çıktı. Mekanlarına hemen gideceğine inanmamıştım, bu yüzden senin dediğin gibi arabamla çok uzaktan gizlice takip ettim. Geldikleri mekanın önüne fazla yaklaşmadım, içeriye herkesin girdiğine emin olduktan sonra güvenliğe gözükmeden resim çektim. Mekanın adı Çince maalesef, okuyamadım ama çevirtince Touka’s Heaven Place diyor. Şok oldum, bu ismi okuyunca.”.
Ayhan Gazi G.: Asena dur, okuma. Bu mekan hakkında bir teoriler duydum ama emin değildim. Demek ki cidden Matsumaru Eria’da olduğuna resmen emin olduk. Devam edin.
Asena Deniz;
O mekanı bulur bulmaz içeri girmek için uğraşmadım, girsem bile Çince konuştukları için asla anlamayacağım için yanaşmadım. O yüzden, senin dediğini yaptım ve görevimi tamamlayıp oradan ayrıldım.


Sa yo na ra!”
Asena Deniz: Hmm… Desene düşmanların çokmuş, gerçi futbol döneminde bile vardı ama bu iş bayağı ciddileşiyor.
Akdemir Yavan: Hala bize cevap vermedin, niye çağırdın bu ülkeye?
Ayhan Gazi G.: Çok merak iyi değil.
Asena Deniz: Diyene bak, Pandora’yı bul sonra bunu de. Samimi bile değilsin.
Ayhan Gazi G.: O zaman beni dinleyin yani Pandora’nın gerçek teorisini! Ona göre günün birinde, asıl oyunun başlayacağı ve bu oyun başladıktan sonra seri ölümlerin olacağını da dilinden eksik etmedi. Koskoca Pandora-prensesi! O yüzden, ciddiye almam gerekiyor.


O sırada, Suki Kodomo’nun küçük oğlu yani Menjou Kodomo gizlice Pandora’nın olduğu şirkete sızar ve şirketteki tüm korumayı dayaktan beter edercesine döver. Matsumaru Eria’da, prenses emretmedikçe silahlanmanın cezası asılmaktır. Bu yüzden, kimse silah taşıyamaz en fazla kılıç kullanmasına izin verilmiştir. Daha sonra tüm katları araştırır ve en son kattaki tüm güvenliğe kılıcının kokusunu aldırır, anlayacağın cehenneme gönderir. Arkasından Pandora odasına erişir ve hemen alarm çalar. Bu alarmın etkisiyle Ayhan Gazinin ve Alperen’in arabasına “ALARM! CEHENNEMDEN ÇIKMIŞ ZEBANİLER GİBİ, MEKANINIZA SALDIRDI! LÜTFEN HATTA MÜMKÜNSE ŞİMDİ GELİN AYHAN VE ALPEREN-SENPAI!” diyerek cümlesini bitirir. Bunu okuyan ikili mekana gelir ve hemen alt katına inerler.


Yer: Rijitsu
Saat: 02:00
Oda: Pandora’nın Odası
Alan: Odada üç adet masa ve tam sağında bilgisayar. Ortasında kağıtlar ve solunda Pandora Kutusu yer almaktadır. Aşağılarındaysa kablolar birbirlerine bağlıdır. Ayhan, Asena, Akdemir ve Alperen odanın girişindeyken Menjou ise, Pandora’nın önündeki imza alanın hemen yanındadır.
Kişiler: Ayhan Gazi G., Pandora Poisa Kasaimura, Asena Deniz, Alperen G., Menjou Kodomo, Akdemir Yavan


Menjou Kodomo: Annemi küçük düşürdüğünüz yeter, kötü pislikler!
Ayhan Gazi G.: Aman çok korkttum, seni aslında Pandora’ya hapis etsem var ya o annen olacak kadın, tıpış tıpış bacaklarıyla yanıma gelecek.
Asena Deniz: Seni hatırladım Menjou! Sen, dedektifin bebesisin!
Menjou Kodomo: Hepiniz aynısınız.


Ayhan, Menjou’nun sağ kolunu tutarak, Pandora’nın önündeki imza yerine zorla yüzünü döndürür ve imza attırmak için zorlar ama çok yorulduğu için fazla savaşamaz ve imza atmak zorunda kalır.


Pandora’nın İçinde: Menjou Kodomo
Pandora’nın Dışında: Ayhan Gazi G., Pandora Poisa Kasaimura, Asena Deniz, Alperen G., Akdemir Yavan


Pandora Poisa Kasaimura: PANDORA DÜNYASINA HOŞ GELDİN ZAVALLI DEDEKTİFİN OĞLU MENJOU KODOMO-SAN! BENİM AMACIM, DÜNYADAKİ SENİN GİBİ İNSANLARA DERS VERMEKTİR. BU DÜNYAYA GİREN 60 GÜN BOYUNCA KÖLEMDİR, BURADAN SAĞ ÇIKMAK İÇİN VERDİĞİM GÖREVİ, VERDİĞİM ZAMAN İÇİNDE YERİNE GETİRECEKSİN. AKSİ HALDE BURADAN SAĞ ÇIKMANA İZİN VERMEYECEĞİM.


Pandora Poisa Kasaimura: AHAHAHAHA! Rastgele Karakter! Karakterin: Oyuncak Ayıcık.


Pandora’nın İçinden;
Menjou Kodomo: Çıkar beni bu lanetli yerden.
Pandora Poisa Kasaimura: Az sonra senin canını almak isteyen birine dönüşmemi istemiyorsan, kuzu kuzu dediklerimi yapacaksın. Aksi halde, senin canını alırım.
Menjou Kodomo: Sen kimsin pis karı? Senin yüzünden annem delirdi!
Pandora Poisa Kasaimura: Annenin delirmesi, benim sorumluluğumda değil. Senin hatan idi, sana yazık oldu kısaca!
Menjou Kodomo: Senin uyruğun ne pis cadı?
Pandora Poisa Kasaimura: Çok merak iyi değildir. Ayhan-sama, benim kim olduğunu söyler misin şu ağzı pis olan bebeğe?


Pandora’nın Dışında;
Ayhan Gazi G.: Puahaha! Büyük zevkle Pandora-senpai! Senin yaşını bilmem ama uyruğunu geçen ay çözdüm, sen aslında İtalyansın. Asıl mesleğin, Öğretmen’likti ve tam 2 sene geçmeden bir kötü canavar tarafından Pandora’nın Kutusu’na hapsedildin.


Pandora’nın İçinden;
Menjou Kodomo: Hadi canım, sen insan mıydın?
Pandora Poisa Kasaimura: Dilini konuştuğuna göre?
Menjou Kodomo: İyi tamam. İkna oldum, şu oyun dediğin şeyi aktif ette oynayalım. Merak ettim.
Pandora Poisa Kasaimura: Rastgele bir Ülke: Paris/FRANSA.


10 Saniye Sonra


Pandora’nın Dışında;
Ayhan Gazi G.: Paris’te ne yapacak, çok merak ettim? Hemen GEBERME! Annene telefon açıyorum, puahaha!


Ayhan, cep telefonunu Suki’yi aramak için eline alır ve arar.


Yer: Mousaka-pa, Zeko-kea
Saat: 05:00
Oda: Arabasını sürüyor
Mekan: Suki Kodomo’nun evine yaklaşık 100 km. Var.


Kişi: Suki Kodomo


Suki Kodomo: Beni aramana şaşırdım, yoksa benim zekime aşık mı oldun?
Ayhan Gazi G.: Hayır, senden nefret ediyorum. Onu söylemek için aradım.
Suki Kodomo: Asıl meseleye gir, beni boş muhabbetle oyalama. Evime 100 km. Kaldı.
Ayhan Gazi G.: Menjou-baka, elimdedir. Gelsene yanıma gereksiz karı, hatta havaalanına gitte hemen uçakla gel. Sonuçta bebenin ölümünü görmek istersin.
Suki Kodomo: Seni elime geçireyim, ölümün benim elimden olacak.
Ayhan Gazi G.: Hadi gel, bekliyorum.


Diyerek cep telefonunı yüzüne kapatır.


Pandora’nın İçinden;
Menjou Kodomo: Bu ülkeyi bilmiyorum, umarım bir harita vardır.
Pandora Poisa Kasaimura: Evet, harita bulunuyor ama cebinde.
Pandora Poisa Kasaimura: Rastgele Bir Görev: Eyfel Külesine çık, çıkınca karşındaki tüm düşmanları öldür.
Menjou Kodomo: Hayır, istemiyorum bu görevi.
Pandora Poisa Kasaimura: Öyle bir şansın yok canım, sana bir görev verildi.
Menjou Kodomo: Görev iptal, hadi iyisin.
Pandora Poisa Kasaimura: Rastgele Bir Görev: 50 adet Macaron toplamak ve sonra onu “Aalase Feuye vereceksin. Toplama yerleri ve topladıktan sonraki yer işaretlidir.
Menjou Kodomo: Güzel, sanırım bir kültürün görevini yapmaktır.
Pandora Poisa Kasaimura: Bir dakika, acele etme daha süremi vermedim. Süren ise: 3.00 dk.’dır. Bol şanslar sana.
Menjou Kodomo: Ben başlıyorum, görüşürüz.


Diyerek harekete geçer ve tüm görevini başarıyla yerine getirir ama son saniyelerde aşçıya götürürken bir aksilik yaşıyordu. Fakat onu atlatmayı başarır. Görev sonrası Kodomo Menjou boşluğa ışınlanır.


Yer: Rijitsu
Saat: 06:00
Oda: Pandora’nın Odası
Zemin: Pandora’nın Uzay Boşluğu


Pandora’nın İçinden;
Menjou Kodomo: Burası neresidir?
Pandora Poisa Kasaimura: Burası senin yeni evin ve toplam 4 oda var ve hepsi farklı renktedir. İlk olarak sarı renkten başlayalım, orası senin lavabon ve tuvalettir. Kırmızı renkli odaysa yatakhanedir. Yeşil renkli odada, oyun odası yer almaktadır. Son oda yani kahverengi odaysa, benim odamdır. Sorun olursa beni orada bulacaksın. Bu arada mola saatindir, her görevi başarıyla bitirince molan 2 saat sürecektir. O iki saat boyunca istediğini yapmakla özgürsün.


Cümlesinden sonra Pandora odasına çekilir, Menjou ise yaşadığı şoku atlatmak içinse sarı odaya çekilir. Bir de, dayak yemiş biri vardı onun adı Benjamin’di, kendisi ancak saat 07:00’de ayıkır ve zar zor uyanır. Bu arada kendi evine giderken, biricik eşi o halini görünce hemen yanına koşup, onu tam bayılacakken ve onun kolunu tutup evlerine götürür. Aceleyle kapıyı açıp oturma odasına oturtarak, kendine gelmesini bekledi biricik eşi.


Yer: Senki’nin Sarayı
Saat: 09:00
Oda: Oturma Odası
Yer: Klasik oturma odası.


2 saat sonra


Aako Senki: Sen benim başıma bela mı olacaksın Benjamin-baka?
Benjamin Senki: Evet hayatım, başına tatlı bir bela olacağım.
Aako Senki: Yine kimlerle kavgaya tutuştun? (İçinden: Tanrım, bu adam akıllanmayacak.)
Benjamin Senki: Açıkçası, Suki-sanı korumak için kavgaya karıştım.
Aako Senki: Yine mi o cadı? Benden sıkıldın sanırım.
Benjamin Senki: Onla bir muhabbet etmedim, sadece savunmasızdı o kadar. Ha bu arada, o meseleye iyi ki burnumu soktum. Bir kitabı arıyordum ama nerede olduğunu bilmiyordum? Olaya iyi yandan bak en azından ölmedim.
Aako Senki: Kafan bi’milyon yalnız.
Benjamin Senki: Ciddileşelim, “Kitabın adı: Elmasın Kanunu Yazarın adı: Fei Ryuuga!” onu bulacağıma hiç inanmamıştım. Eğer o kitap bir kötünün eline geçerse, sadece Ayhan’ın başını belaya sokmaz. Onun çevresindeki herkesin evine sızıp, tüm elmasları bulana kadar da rahat durmayacaklar. Bulduklarındaysa bir deney yapacaklar, bu deneyin förmülü o kitapta mevcuttur. Deneyin adı “Ölü Canlı Elmas” şeklinde olup tamamen prensesler tarafından yasaklıdır.
Aako Senki: Sen harbiden şuan ciddisin ve endişelisin.
Benjamin Senki: O kitabın kimde olduğunu biliyorum en azından, geriye nerede sakladığını bulmak ve o kitabı ortadan kaldırmalıyım. Senden bir isteğim var, o adamın evine git. O kitabı yok et.
Aako Senki: Hayatımı kurtaran adama bunu yapamam. Bu kusura bakma!
Benjamin Senki: Tamam, iş başa düştü. O zaman ben halledeceğim, ona bunu söyleme olur mu?
Aako Senki: Yemek hazırlayacağım, birazdan. Tekrar konuşuruz.
Benjamin Senki: Tamam.


Yer: Senki’nin Sarayı
Saat: 12:00
Oda: Mutfak
Yer: Amerikan Mutfağı.
Yemek: Sushi


Kişiler: Aako Senki, Benjamin Senki


Aako Senki: Aşkım, bu kitabı bulduğun odanın içinde yok edeceksin biliyorum ama Ayhan psikopata bağlarsa kaçacak delik bırakmaz bilgin olsun, daha kitabın yazarı ortada yok.
Benjamin Senki: O zaman, Ayhan’ın evine sızıp kitabın birebir kopyasını yapacağım ama olayı anlarsa işim zor. Ben yalan söylemeyi hiç beceremem, eğer savaşmak zorunda kalırsam hiç gözümün yaşına bakmadan kılıcımı çekip Ayhan’la savaşırım.
Aako Senki: Kan dökmeyi sevmezsin biliyorum, fakat Ayhan’da kolay yem değil. O da senin gibi kılıç kullanıyor, ona karşı zaferin %1 gibi bir şey.
Benjamin Senki: Hmm... O zaman, planlamadan girişmemek lazım. Sonuçta senin hayatını kurtaran adama karşı savaşmam senin hiç hoşuna gitmeyecektir, o halde bana aklındaki planından bahset lütfen.
Aako Senki: Açıkçası bir planım yok ama bunun üzerine düşüneceğim. İstersen Ayhan’ı arayıp sorayım.
Benjamin Senki: Sakın ha.
Demeye kalmadan, Aako Senki pembe renkli cep telefonunu cebinden çıkarıp Ayhan’ı arar.


Yer: Rijitsu
Saat: 12:30
Oda: Pandora’nın Odası
Alan: Odada üç adet masa ve tam sağında bilgisayar. Ortasında kağıtlar ve solunda pandora kutusu yer almaktadır. Aşağılarındaysa kablolar birbirlerine bağlıdır. Ayhan, Asena, Akdemir ve Alperen odanın girişindeyken Menjou ise, Pandora’nın içindedir.


Ayhan cep telefonun çaldığını duyar ve arayanın adını okuyunca millete “Sessiz olun” diyerek telefona cevap verir.


Aako Senki: Şey, müsait misin patron?
Ayhan Gazi G.: Evet, seni dinliyorum.
Aako Senki: Senin evde, bir kitap varmış. Bu “Kitabın adı: Elmasın Kanunu Yazarın adı: Fei Ryuuga!şeklindedir.
Ayhan Gazi G.: O kitabı sakladım ama sakladığım yerin şifresini unuttum, mutlaka hatırlarsam sana bildiririm. Şaka mısın sen? O kitap benim için önemlidir, yazarının bir arkadaşı bana verdi, ne yap ne et kitabı koru? Eğer bunu beceremezsem, deneyi benim üzerime yapacaklar. Bu konuyu bi’daha açma lütfen olur mu?
Aako Senki: İyi tamam, patron. Sakin ol, sadece eşim o kitabın kendisini bulup yok edecek. (Yazarın notu: Aferin, gerizekalı.)
Ayhan Gazi G.: Çok açıkça söyledin, tamam ben işinize karışmam. Evin anahtarını güvenlikçileri sağlam patakladıktan sonra alın ve eve girin, kitap oturma odasındadır. Dipçe: Odaya girince kitap orada, çalmadığın sürece incelemene izin veririm ama salakça hamleler yaparsan, eşinin icabına bakarım.
Aako Senki: Tamam.


Diyerek cep telefonunu kapatırlar, o sırada Ayhan ve yanındaki insanlar bu konuyu tartışmaya başlarlar.


Akdemir Yavan: Ayhan, iyi misin? Hem kızı haşladın ve hemde evindeki sakladığın kitabın yerini verdin.
Asena Deniz: Sanırım, planı anladım. Benjamin’in asıl amacını anlaman ve hayatını kurtardığın kızın istediğini almasını sağlıyorsun.
Ayhan Gazi G.: Aynen öyle, arkadaşlar.
Asena Deniz: Anladım. Peki, bir şey yapmayacak mısın?
Akdemir Yavan: İstersen, evine gidip onları karşılayabilirim.
Alperen G.: Gereksizce zaman harcamayalım.
Asena Deniz: Kitap okumadığın çok belli. O kitap altın değerinde veriler taşıyor, kötülerin eline geçerse ne olur biliyor musun?


Ayhan Gazi G. sakinleşip düşünür ve şu karara varır.
Ayhan Gazi G.: Kararım, Akdemir gidip o ikisini karşıla ama zarar verme.
Akdemir Yavan: Tamamdır, KAPTAN!


Diyerek mekandan ayrılır, o sırada Aki Ichigo! Matsu Oma Pore Hava alanındadır. Yani, Matsumaru Eria’nın en solundadır. O sırada, Suki Kodomo’yu görür ve onun önünü keser. Aki’nin çantası sırtındadır ve çantanın rengi Yeşil’dir. Suki’nin elinde sadece cep telefonu var ve karşısında Aki’yi görür.


2. BÖLÜM SONU
Ara
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi