Japan-Fans / Japonya Hakkında Her Şey!

Tam Versiyon: Diğer Haberler
Şu anda arşiv modunu görüntülemektesiniz. Tam versiyonu görüntülemek için buraya tıklayınız.
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50
Japonlardan 634 metrelik 'Gökyüzü Ağacı'

Japonya'nın başkenti Tokyo'da yapımı tamamlanan ve önümüzdeki yıl bahar aylarında hizmete açılacak olan Sky Tree (Gökyüzü Ağacı), Japonya'nın en yüksek yapısı olan 333 metrelik Tokyo Tower'ın tahtını elinden aldı.
Dünya'nın en büyük binalarından olan Sky Tree, aynı zaman da, 'kendi başına duran' Dünya'nın en yüksek binası olma özelliğine de sahip. Tam 634 metre yüksekliğe ulaşan ve telekomünikasyon kulesi olarak da yararlanılacak olan Sky Tree'nin iletişimin yanı sıra turistik gezi için de kullanılacağı da açıklandı.

Kaynak: Haber Türk
11 Bin Çalışanı İşten Çıkaracak

Japon elektronik parça üreticisi TDK, dünya genelinde 11 bin çalışanını işten çıkaracak

TDK yetkililerince yapılan açıklamada, şirketin verimliliğini artırmak üzere dünya genelinde çalışan sayısının yüzde 12'sini oluşturan 11 bin kişiyi işten çıkarmayı planladığı bildirildi.

Halihazırda küresel bazda 87 bin 800 kişiye istihdam sağlayan TDK açıklamasında, üretimi en iyi seviyeye çıkarmak için verimli olmayan faaliyetler konusunda bir takım önlemler almayı öngördüklerini ve maliyetleri azaltmayı hedeflediklerini vurguladı.

Şirket, 2008-2009 küresel finansal kriz döneminde Japonya dışında dünya genelinde 8 bin çalışanını işten çıkarmış, bazı üretim tesislerini kapatmıştı. - TOKYO
haberler.com
Fukuşima'dan gelen suyu içti

Japon kabinesinin sözcüsü Yasuhiro Sonoda, radyasyon sızıntısı olan Fukuşima nükleer santralinden getirilen suyu içti.

Televizyonlardan canlı yayınlanan bir basın toplantısı sırasında gazeteciler, Sonoda'dan suyun sağlığa zararlı olmadığını kanıtlamasını istedi. Bunun üzerine, Sonoda mart ayındaki büyük depremde zarar gören nükleer santralden gelen bir bardak suyu içti.

Sonoda'nın suyu içerken gergin olduğu ve ellerinin titrediği görüldü.

Sonoda'nın içtiği su, Fukuşima'daki iki reaktörün soğutma havuzundan getirildi. Bu havuzlardaki sular, tarımsal sulama gibi amaçlar için kullanılmadan önce arıtılıyor.

Suyu içtikten sonra açıklama yapan Sonoda, "Arıtılmış suyu içmek, güvenli olduğunu doğrulamak anlamına gelmez. Kamuoyuna bilimsel veri sunmak en doğru yol olacaktır" dedi.

Japon basını daha önce defalarca bu işlemin güvenliğini sorgulayan haberler yapmıştı. Japon hükümeti, santralin güvenli olduğunu kanıtlamak için 12 Kasım'da Fukuşima'ya bir basın turu düzenleneceğini duyurdu.

Kaynak: Zaman Gazetesi
Bizimkiler de çay mı ne içmişlerdi ona benzemiş biraz. smile
Başka bir gazete haberinde bu benzetmeyi yapmışlardı. Big Grin
Onlar nasıl başardı?

Japonya Altyapı Bakan Yardımcısı Satoru Nishikawa, depremle mücadelede ülkesinin izlediği yöntemi amlattı.


Japonya da Türkiye gibi bir deprem ülkesi. Ancak orada yapı denetimini belediyeler yapıyor. Türkiye’de müteahhitler, yapı denetimi firmalarına bu işi parayla yaptırırken Japonya’da belediyeler tüm denetimi daha proje aşamasından üstleniyor, hatta denetçiler inşaatlara habersiz baskınlar düzenliyor. Ansızın yapılan bu baskınlarda izin iptal edilebiliyor. Milliyet gazetesine konuşan Japonya Altyapı Bakan Yardımcısı Satoru Nishikawa, depremle mücadelede öncelikle bu konuda adım atılması gerektiğini söylüyor.


Türkiye bir deprem ülkesi, artık bunun bilincine varmalıyız. Marmara depreminden sonra dillere pelesenk olan, “Depremle yaşamayı öğrenmeliyiz” sözünü kastetmiyorum. Çünkü yıldan yıla içi boşalan bu söz, “Deprem korkusuyla yaşamayı öğrenmeliyiz”e dönüştü. Oysa depremle yaşamayı öğrenmek için, depremde yıkılmayan yapılar yapmayı, eşyalarımızı bu yapılara depremde devrilmeyecek şekilde yerleştirmeyi, bir deprem anında nasıl davranacağımızı öğrenmek gerekiyor önce. Ve itiraf edelim biz bunları bilmiyoruz!

Kanunlarımız, yönetmeliklerimiz var belki ama uygulamada hep sınıfta kalıyoruz. Van depreminde binası yıkılan müteahhidin, aynı binada kendi evinin de olması bunun en çarpıcı örneği. Kendi oturacağımız evi bile sağlam yapmıyoruz, ötesi var mı!

O halde bir bilene sormakta fayda var. Bir başka deprem ülkesi olan Japonya’da sarsıntılar ne denli şiddetli olursa olsun neredeyse kimsenin burnu kanamıyor. Depremlerin yaraları hızla sarılıyor, yardımlar hızla ulaştırılıyor, asla kargaşa yaşanmıyor. Bunu nasıl yaptıklarını, Japonya Altyapı Bakan Yardımcısı Satoru Nishikawa’ya sordum. Tüm kariyerini “afet azaltma” üzerine kuran Nishikawa’nın söyledikleri, Türkiye için gerçekten yol gösterici.

* Söz konusu maalesef insanoğlunu karşısında çaresiz bırakan deprem olunca bizi herhalde en iyi anlayacak insanların başında siz Japonlar geliyorsunuz. Van depremi yüzlerce insanın canına mal oldu...

Tarihi boyunca depremle defalarca yüzleşmiş olan Japonya, Türkiye’de depremden etkilenen insanların acısını, üzüntüsünü gerçek anlamda paylaşıyor. Japonya depremin etkilerini azaltmak için bilgi birikimini artırdı ve teknolojiler geliştirdi.

* Arama kurtarma çalışmalarını izlediniz mi? Yeterli miydi sizce çalışmalar?

Japonya’da Van depremi haberleri televizyonlarda geniş yer buldu. Genel anlamda arama kurtarma çalışmalarıyla ilgili olarak bunları televizyonlardan izleyen insanlarda kurtarma çalışmalarının hızı hayal kırıklığı yarattı. Fakat gerçekte, Japonya’daki arama kurtarma deneyimlerimden biliyorum ki deprem mahallindeki lojistik problemler darboğaz yaratır. Şunu vurgulamalıyım ki, hepimiz deprem mahallinde arama kurtarma çalışması yapan takımlara büyük saygı göstermeli ve istekleri doğrultusunda desteğimizi artırmalıyız.

‘Felaket Önleme Günü’

* Doğal afetlerde nasıl onca hızlı organize olup kurtarma çalışmaları yapabiliyorsunuz? Okullarda ders olarak okutup, sürekli uygulama mı yaptırıyorsunuz mesela?

Japonya’da eylül ayının ilk haftasını “Felaket (Afet) Önleme Haftası” ve 1 Eylül’ü de “Felaket Önleme Günü” olarak belirledik. 1 Eylül, Tokyo’nun 1923 Büyük Kanto Depremi ile yerle bir olduğu ve 105 bin insanın hayatını kaybettiği gündür. Her sene, felakete yanıt talimleri, afet farkındalığı programları ulusal ve yerel idari seviyelerde gerçekleştirilir. Ayrıca, ocak ayının üçüncü haftası “Afet Yardım Gönüllüleri Haftası” olarak belirlendi. Bu haftada yerel yönetimler afete hazırlıklı olmak amacıyla gönüllü grup ağları için talimve seminerler organize ederler.

* Deprem hayatta kalanlar açısından da yıllarca sürecek bir travma bırakıyor ardında. Depremde zarar görenler için nasıl bir program uyguladınız?

Japonya’da depremden etkilenen insanlar, özellikle okul çağındaki çocuklar için ‘travma sonrası stres bozukluğu’ programları geliştirdik. Çok kapsamlı psikolojik yardım hizmeti veriliyor bu programlarda.
9’luk depremde ölen yok


* Ülke tecrübelerinize dayanarak iyi yapıldıkları taktirde binaların ne büyüklükte depreme kadar dayanıklı olduğu konusunda bilgi verebilir misiniz?

Japonya’da sismik bina kodu (seismic building code) 1981’de yükseltildi. 9 büyüklüğündeki Mart 2011 depreminde en güçlü sismik sallantı Miyagi’deki Kurihara Şehir’de gözlemlendi, fakat orada hiçbir bina yıkılmadı ve hiç kimse hayatını kaybetmedi. Lütfen şunu not edin, binaları yok eden depremin ölçülen büyüklüğü değil, yerin sallanma miktarıdır (hız, süre).

Sağlamlığa kredi bonusu

* Van depreminde yan yana duran iki binadan biri yerle bir olmuşken, diğeri ayakta dimdik durdu...Depremleri en az can kaybıyla atlatan ülkelerin başında geliyorsunuz. Bizler için aydınlatıcı olması açısından yapıların denetimi konusunda kurduğunuz sistem hakkında bilgi verebilirseniz çok mutlu olurum... Bu bağlamda; 9 şiddetinde depremlere karşı dahi dayanıklı binalarınızın tasarımı, kullanılan malzeme, sözleşmeler ve özellikle yapı denetimleri konusunda kurduğunuz sistemi anlatır mısınız?

Japonya’da sismik bina koduna ulusal hükümet tarafından karar verilir ve yerel yönetimler tarafından uygulanır. Bir bina inşa edileceği zaman, inşa eden, yerel yönetimde kat planı ve inşa planları sunarak onay almalıdır. Yerel yönetimlerdeki profesyonel bina denetçileri (kontrolörler) sunulan planların sismik bina koduna uygun olup olmadığını kontrol ederler. Plan onaylanmazsa, inşaata izin verilmez. Ayrıca, denetçilerin haber vermeden şantiyelere gidip inşaatın onaylanan plana uygun yapılıp yapılmadığını kontrol etme hakkı vardır. Eğer inşaat onaylanan plana uygun değilse, inşaatın durdurulmasını talep edebilir. Ayrıca, ev inşa etmek isteyenlerin bina koduna uymasını sağlayacak güçlü bir mekanizma var. Japonya’da bir hane bireyleri düşük faizli ev kredisi almak isterlerse, bina planının onayı kredi başvurusu ile birlikte sunulmalıdır. Bu Japonya’da sismik bina kodunu mecbur kılmak için güçlü bir mekanizmadır. Bundan başka, eğer bir bina normal sismik standartların üzerinde saptanmış ve ekstra güçlü olarak belirlenmişse, ek bir düşük faiz uygulanır. Sismik güvenlik hakkında insanları ilgilendiren işte bu sismik bina kodunu zorunlu kılan otoritedir. Japonya’da bugünlerde, tüm ev ve apartman reklamları binaların ne kadar depreme dayanıklı olduğunu tarif eder. Bu bilgi tüketiciler tarafından ev alma kararlarını etkileyen en önemli nokta olarak algılanır.

Gayrimenkul reklamları bile farklı

Nishikawa, Japonya’da bir bina yapılacağı zaman, müteahhitlerin ellerinde planlarla, projelerle, zemin etütleriyle belediyelere gittiğini, belediyelerde bu projelerin, etütlerin titizlikle incelendiğini ve belediyeden izin çıkmadan hiçbir inşaatın başlayamadığını vurguluyor. Japonya’da yapı denetimi, bizdeki gibi özel şirketlerce, müteahhitlerin para vererek yaptırdıkları bir iş değilmiş. Yapı denetimi için belediyelerin içinde özel bölümler bulunuyormuş ve denetçiler sık sık inşaatlara habersiz baskınlar yapıyormuş, uygun bulmadıkları inşaatları durduruyorlarmış.
Bir binanın dayanıklılığı standardın üzerine çıkarsa, o binaya düşük faizli kredi veriliyormuş. Reklamlarda yapıların, “Şehre yakın, şehrin karmaşasına uzak” oldukları değil, dayanıklılıkları vurgulanıyormuş. Devlet, yapılarını güçlendirmek isteyenleri destekliyormuş. Nishikawa’nın söylediklerine kulak verirsek, deprem bizim için de sadece bir doğa olayı olarak kalabilir.

Ücretsiz yapı denetimi sistemi

* Sizce Türkiye’nin eksiği nerede?

Anladığım kadarıyla, Türkiye’de sismik bina kodu Japonya’da olduğu kadar iyi. Belli başlı üniversitelerde bulunan sismik mühendislik (deprem mühendisliği) Japonya’daki ile aynı. Türkiye’deki problemin (zor noktanın) eski zayıf binaları güçlendirmek olduğunu anlıyorum. Biz de benzer problemlere sahibiz Japonya’da. 1981 sismik bina kodu revizyonundan önce inşa edilmiş eski evler var. Son 10 yılda, hükümet olarak binaların depreme dayanıklı hale gelmesi için denetlenmesi, güçlendirilmesi ya da tekrar inşa edilmesi gerekliliğini tekrar tekrar halka duyurduk. Bazı yerel yönetimler bina denetimi servislerini ücretsiz hale getirdi ve güçlendirme/yeniden inşa için sübvansiyon sağladı. Devlet insanları evlerinin sağlamlığını araştırmaları ve yerel yönetimlere danışmaları noktasında teşvik etme amacıyla kampanyalar düzenliyor. Bu politikalar Türkiye için de iyi bir tavsiye ve ipucu olabilir.

Ömrünü afete adamış bir isim

* Japonya’da depremle mücadelenin en tepesindeki isimsiniz. Son olarak bana geçmiş görevleriniz hakkında biraz bilgi vermenizi rica edeceğim...

Japonya Kabinesinde Afet Hazırlık, Halkla İlişkiler ve Uluslararası İşbirliği Direktörlüğü yaptım. Daha önce Asya Afet Azaltma Merkezi yönetici direktörüydüm. 1992’de Birleşmiş Milletler İnsani Yardım İşleri Departmanı Kıdemli Destek Koordinasyonu sorumlusuydum. 1995’te Kobe depremi olduğunda BM şube sorumlusuydum. 2004 Niigata Chuetsu depreminde olay yeri ulusal koordinasyon merkezinin lideriydim. Halen Dünya Ekonomik Forumu’nda Katastrofik Risk Global Gündem Kurulu Başkanlığını da yürütüyorum.
cnnturk.com
Japonya'dan Rekor Bağış

Japonya, Van'daki depremzedelere 10 milyon ABD Doları acil hibe fonu desteği sağlama kararı aldı.

Japonya, Van'daki depremzedelere 500 adet çadırın ardından Türkiye'nin plan dahiline aldığı prefabrik konutların inşasına destek olmak amacıyla 10 milyon ABD Doları acil hibe fonu desteği sağlama kararı aldı.

Japonya Büyükelçiliği'nden yapılan yazılı açıklamada, Japonya, Van'da meydana gelen deprem nedeniyle, 25 Ekim'de gönderme kararı aldığı ve teslimatını gerçekleştirdiği 500 adet çadırdan oluşan acil yardım malzemelerine ek olarak, 10 milyon ABD Doları acil hibe fonu desteği sağlayacağı belirtildi.

Açıklamada, "Japonya, Türkiye ile arasındaki dostluk ilişkilerine verdiği önem ve Türkiye'den gelen talep doğrultusunda, afetzedelere yönelik insani destek sağlamak maksadıyla acil yardımda bulunmaktadır." denildi.
haberler.com
Japonya'dan Van İçin 10 Milyon Dolar Hibe

Japonya Hükümeti adına Japonya Dişişleri Bakan Yardımcısı Ryuji Yamane, Van'da meydana gelen depremzedeler için Türkiye'ye 10 milyon Dolar hibede bulunulduğunu, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün'e bildirdi.

Bakan Ergün, Yamane ve beraberindeki heyeti bakanlıkta kabul etti.

Japonya'da 11 Mart meydana gelen depremin ardından Türkiye'nin 32 kişilik kurtarma ekibinin yanında çeşitli yardımlarda bulunduğunu anımsatan Yamane, Japon hükümetinin yardımları karşılıksız bırakmamak adına 500 adet çadır ile bin 500 prefabrike konutun yapılması için 10 milyon Dolar hibe yardımı yapmayı kararlaştırdığını bildirdi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Ergün de Japonya tarafından yapılan her türlü yardımın kendileri için çok anlamlı olduğunu belirterek, Japonya'daki depremin ardından Türkiye'nin de Japonya'ya elinden gelen yardımı yaptığını hatırlattı.

Ülkelerin birbirine uzak olmasına rağmen halklar arasından devam eden yakınlığın olduğunu ama bunun istenilen işbirliği düzeyine bir türlü taşınamadığını dile getiren Ergün, şunları kaydetti:

"İki ülke arasındaki yakınlığın istenilen işbirliği düzeyine neden taşınmadığını sorgulamamız lazım. Buna ne engel oluyor bunu araştırmalıyız. Japonya çok büyük bir ekonomi, Türkiye büyüyen ve ilerideki potansiyeliyle dikkat çeken bir ekonomi. Bu ekonomi arasındaki bugünkü küçük rakamların aşılması lazım. Türkiye'den Japonya'ya 250-300 milyon dolarlık ihracat, Japonya'dan Türkiye'ye ise 2,5-3 milyar dolarlık ihracat yapılabiliyor. Japonya bize daha çok mal satıyorsunuz ama yinede bu hacim çok büyük bir ticaret hacim değil. Japon firmalarıyla Türk firmaları arasında çok yakın ilişkilere ihtiyaç var."

-Japonlar yerli otomobilde işbirliğine talip-

Bakan yardımcısı Yamane, Türkiye'nin yerli otomobil üretmek için girişimlerde bulunduğunu bildiklerini ifade ederek, yerli otomobilin üretilmesinde hem teknoloji hem de bilgi paylaşımını gerçekleştirmeye hazır olduklarını bildirdi.

Yamane'nin işbirliği teklifini olumlu karşıladıklarını belirten Ergün, otomotiv alanında Japonya ile Türkiye arasında Toyota, İsuzu ve Honda gibi markalar sayesinde bir işbirliğinin zaten olduğunu ama bunun daha ileri boyuta taşınmasını istediklerini kaydetti.

Teknoloji alanındaki işbirliğinin büyümenin getirdiği sorunları da en aza indireceğini vurgulayan Bakan Ergün, "Orta ve ileri teknolojide ilerlemeyle birlikte bu sorunları en aza indirme hususunu da düşünüyoruz. Biz otomobil üretimini artıralım derken çevreyi kirleten otomobillerin üretimi artsın demiyoruz. Çevreci otoların üretimi konularını birlikte değerlendiriyoruz. Tabi ki bu alanda Japonya'nın tecrübesi ve geçirdiği evreler bizim için çok önemli." diye konuştu.

Japonya Dışişleri Bakan Yardımcısı Yamane ise Japon otomotiv sektörünün daha çevreci ve daha az enerji tüketen otomobiller üretmek için projeler geliştirdiğini aktararak, bu alanda elektrikli otomobillerin geliştirilmesine büyük önem verdiklerini söyledi.
- Ankara

haberler.com
03.11.2011
ABD'ye Dargın Japon Gazilerine Şeref Madalyası

ABD, İkinci Dünya Savaşı'nda Japon İmparatorluğu'na karşı kendi yanında savaşan Japon gazilerine şeref madalyası takdim etti.

İkinci Dünya Savaşı'nda Japonya'ya karşı ABD yanında savaşan Japon askerleri geciken şeref madalyalarına kavuştu. ABD parlamentosunda Demokrat Parti ve Cumhuriyetçi partiden bir çok senatör ve milletvekilinin katıldığı törene gazilerin yakınları ile beraber yaklaşık bin kişi katıldı.

İkinci Dünya Savaşı'nda Japonya'nın Pearl Harbor baskını ile ABD savaşa dahil olmuştu. O sırada ABD'de yaşayan Japon göçmenlerinin orada doğan çocuklarından 20 bin kişi gönüllü olarak savaşa katılmıştı. ABD'nin Japonya'ya karsı savaşında kilit rol oynayan Amerikalı Japon askerler, özellikle istihbarat yönüyle ABD'nin savaşta elini güçlendirmişti. Buna rağmen gaziler, savaş bittikten sonra Amerikan toplumunda Japon olmalarından dolayı ayrımcılığa maruz kalmıştı.

Madalya törenine katılan Temsilciler Meclisi Üyesi Azınlıklar Sözcüsü Nancy Pelosi, organizasyonun gecikmiş bir tören olduğunu ifade etti. Madayalari Japon gazilere takarken "Sizler sadece düşman ile savaşmadınız, sizler aynı zamanda şeref ve doğruluk için savaştınız." diyen Pelosi, gazilere "Sizler Amerika'nın kahramanlarısınız ." diye övgüde bulundu.

Törende konuşan Kaliforniya Milletvekili Adam Schiff, devletin hata yaptığının farkına vardıklarını belirterek, yapılan hatanın düzeltilmesi için çalıştıklarını ifade etti. "Amerikan ulusu büyük bir ulustur ve ABD özgürlükler ülkesidir. Zamanında bir hata yapılmıştır, ama bugün bu hatadan geri dönülyor" diyen Schiff, sözlerini şöyle devam ettirdi: "Bu insanlar biraz evvel söylediğim büyük Amerikan ulusunun kahramanlarıdır ve biz bu büyük ulusumuzla ne kadar gurur duysak azdır."

03.11.2011
sondakika.com
"Sizler sadece düşman ile savaşmadınız, sizler aynı zamanda şeref ve doğruluk için savaştınız."

Tamam, Japonya 2. dünya savaşında çok saldırgandı. Ama adamların üstüne atom bombası atıldı be. Amerika'ya yardım eden Japonlar nasıl şeref ve doğruluk için savaşmış olabilir?! Iy, Amerika'ya sinir oluyorum:dodgy:
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50