Japan-Fans / Japonya Hakkında Her Şey!

Tam Versiyon: Siyaset ve Politika Haberleri
Şu anda arşiv modunu görüntülemektesiniz. Tam versiyonu görüntülemek için buraya tıklayınız.
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17
Türkmenistan, Japonya'da Büyükelçilik Açacak

[Resim: 3208329056.jpg]

Aşkabat yönetimi, dünyanın ekonomi devi Japonya’da büyükelçilik açma kararı aldı. Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhamedov, Aşkabat ile Tokyo arasındaki ikili ilişkilerin bundan sonra da geliştirilmesi için Japonya’da büyükelçilik açılmasına ilişkin kararı imzaladıklarını söyledi.

Türkmenistan ile Japonya arasındaki diplomatik ilişkiler, Nisan 1992 yılında kuruldu. Ancak 13 yıldan sonra Japonya Aşkabat’ta elçilik açtı. 2005 yılında açılan Japonya’nın Aşkabat Büyükelçiliği, ikili ilişkileri iyi bir düzeye taşınmasına katkı sağladı.

Berdimuhamedov’un, Aralık 2009’da bu ülkeye devlet başkanı düzeyinde gerçekleştirdiği ilk ziyaretle ikili münasebetler yeni ivme kazandı.

Alıntıdır: Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir. / 06.05.2013
Japonya Gözünü Doğu Avrupa'ya Dikti

[Resim: 844286_detay.jpg?1368536588]

Türkiye'de ikinci nükleer santrali inşa etmeye hak kazanan Japonya, gözünü Doğu Avrupa pazarına çevirdi. Başbakan Şinzo Abe'nin gelecek ay Polonya'ya giderek bölge ülkelerinin lideriyle nükleer santral projelerini ele alacağı kaydedildi.

Japonya'nın önde gelen gazetesi Yomiuri'nin haberine göre, Başbakan Abe 16 Haziran'da Polonya'yı ziyaret ederek Visegrad Dörtlüsü (V4) toplantısı çerçevesinde bir araya gelecek olan Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Slovakya ve Polonya'nın lideriyle görüşecek. Abe'nin ziyaret sırasında V4 ülkelerinde inşa edilmesi planlanan nükleer santraller için lobi faaliyetinde bulunacağı ifade edildi. Gazete, Çek Cumhuriyeti'ne 3 reaktörün, Polonya ve Macaristan'a da birer reaktör inşa edilmesinin planlandığını yazdı. Çek Cumhuriyeti'ne yapılacak reaktör için Rus ve Japon firmalarının yarış halinde olduğu kaydedildi. Gazete, Japonya'nın Toshiba firmasıyla ABD'nin Westinghouse şirketinin ortak girişiminin ilk değerlendirmede olumlu not aldığına yazdı. Bununla birlikte gazete, Rusya'nın bu ülkeler üzerinde ciddi bir etkisi olduğuna da dikkat çekti.

Bu arada, Başbakan Abe ülkenin nükleer teknolojisi ihraç etmede öncü rol oynacağını ilan etti. Şinzo Abe dün mecliste yaptığı konuşmada, "Uluslararası toplum, Japonya'nın sahip olduğu nükleer teknolojiye büyük ilgi besliyor. Bu teknolojiyi ihraç için inisiyatifi ele alacağım." diye konuştu. 11 Mart 2011'de yaşanan 9.0 şiddetindeki depremin tetiklediği tsunami, Fukuşima Nükleer Santrali'ne zarar vermiş; bunun sonucunda da radyasyon yayılmıştı. Bunun üzerine hükümet, ülkedeki bütün nükleer santralleri kontrolden geçene dek kapatmıştı. Ancak 2 santral, artan elektrik ihtiyacı nedeniyle tekrar devreye sokulmuştu. Radyasyon sızıntısı nedeniyle ülke genelinde nükleer karşıtı bir hava bulunuyor.

Alıntıdır: Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir. / 14.05.2013
Japonya, Kuzey Kore Lideriyle Görüşmeye Hazır

[Resim: 130515064552_isao_iijima_304x171_afp.jpg]

Japonya başbakanının üst düzey bir danışmanı Kuzey Kore'ye önceden ilan edilmeyen bir ziyarette bulundu.

Japon Başbakan Şinzo Abe, kaçırılan Japonya vatandaşlarının durumuyla ilgili olarak Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile görüşebileceğini açıkladı.

Kuzey Kore resmi haber ajansı KCNA, özel danışman İsao İijima'nın Pyongyang'a Salı günü vardığını bildirdi.

Japonya'nın şu anda Kuzey Kore ile diplomatik bağı yok.

BBC'nin Tokyo muhabiri Rupert Wingfield-Hayes gezinin önemli olduğunu çünkü söz konusu danışmanın başbakana oldukça yakın bir isim olduğunu belirtiyor.

İijima, Japonya'nın eski başbakanı Juniçiro Koizumi'nin 2002 ve 2004 yıllarında yaptığı Pyongyang ziyaretlerinin de hazırlığını yapan kişiydi.

[Resim: 130515043720_shinzo_abe_304x171_afp.jpg]

'Temel hedef kaçırma konusunu çözmek'

Japonya Başbakanı Abe parlamento komisyonuna bugün yaptığı açıklamada, "kaçırma meselesini çözme yolunda çok önemli bir araç olarak görülüyorsa" Kuzey Kore lideriyle bir araya gelebileceğini söyledi.

Abe sözlerine "Temel hedefimiz adam kaçırma konusunu çözüp, gerçeğin ortaya çıkmasını ve suçluların Japonya'ya iadesini sağlamaktır" diye devam etti.

Kuzey Kore, 1970 ve 1980'lerde bazı Japonları casus olarak yetiştirmek üzere kaçırdıklarını kabul etmişti.

Bu konu Japonya-Kuzey Kore ilişkilerinde kilit öneme sahip.

2002 yılında zamanın başbakanı Koizumi'nin Kuzey Kore gezisi ardından kaçırılan kişilerden beşi serbest bırakılmıştı.

Pyonyang diğerlerinin ölü olduğunu söylüyor.

Ancak bunu inandırıcı bulmayan Japonya ayrıntılı bilgi istiyor.

Şu anki başbakan Abe Aralık 2012'de iktidara gelirken bu kişilere ne olduğunu ortaya çıkarma sözü vermişti.

[Resim: 130421101649_north-korea_304x171_ap_nocredit.jpg]

Bölgede gerilim yüksek

12 Şubat günü Kuzey Kore'nin üçüncü nükleer denemesini yapması ardından bölge ülkeleri alarma geçti.

Japonya geçen ay, Kuzey Kore'nin nükleer silaha sahip olmasını kabul edemeyeceklerini açıklamıştı.

Açıklama, Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı John Kerry'nin Tokyo ziyareti sırasında yapıldı.

Bölgede gerilim geçen ay kopma noktasına geldi.

Kuzey Kore, kurucu liderlerinin doğum günü törenleri çerçevesinde yeni bir füze denemesi yapacağını açıkladı.

Kuzey, Güney Kore ve Amerika Birleşik Devletleri'ne saldırılar düzenleyebileceği tehdidinde de bulundu.

Güney Kore ile askeri kırmızı hattını kapatan Kuzey, güvenliklerini sağlayamayacağı uyarısıyla, diplomatik personelin Güney'den ayrılması çağrısında bulundu.

Birleşmiş Milletler'in geçen Şubat ayında Kuzey Kore'ye yeni yaptırımlar uygulama kararı alması ardından, Pyongyang, kapalı nükleer reaktörlerinden birini çalıştıracağını açıklamıştı.

Kuzey Kore, güney komşusu ve ABD'nin ortak askeri tatbikatına da tepki gösterdi.

Japonya da kendisini Kuzey Kore'nin olası hedeflerinden biri olarak görüyor.

Diğer taraftan, Washington ile Tokyo arasında güvenlik alanında işbirliği anlaşması bulunuyor.

İttifağın kökü 1950'li yıllarda imzalanan anlaşmalara dayanıyor.

Anlaşma esas olarak Amerika Birleşik Devletleri'nin "saldırıya uğraması halinde Japonya'yı savunmasını" öngörüyor.

[Resim: 130507021317_nkorea_missiles__304x171__nocredit.jpg]

Japonya-Kore gerilimin tarihi arkaplanı

1894-1895 savaşı sonunda Çin'i ve 1905 savaşı sonunda da Rusya'yı yenilgiye uğratan Japonya 1910 yılında Kore'yi ele geçirerek sömürge haline getirdi.

Sömürge yönetimi, Korelilere Japonca isimler alma ve Korece'nin yasaklanması gibi konularda baskı yapmaya başlayarak Kore ulusal kimliğini yok etmeye çalıştı.

Bu uygulamalara karşı 1919 yılında 1 Mart Eylemleri olarak bilinen geniş çaplı gösteriler yapıldı.

2 milyon Korelinin katıldığı eylemde, Japon askerleri tarafından binlerce kişi öldürüldü.

Koreliler II. Dünya savaşı sırasında Japonlar tarafından askeri amaçlı kullanılarak yeniden suiistimal edilmişlerdi.

Savaşın bitiminde ülke 38. paralelde ikiye bölündü; ABD güneyi, SSCB de kuzeyi işgal etti.

Soğuk Savaş'ın birleşmeyi önlediği bu dönemde, güneyde kapitalist bir cumhuriyet ve kuzeyde de komünist bir cumhuriyet ortaya çıktı.

Alıntıdır: Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir. / 15.05.2013
Japonya, Myanmar ile Arakan'ı Görüşecek

Japonya Başbakanı Şinzo Abe, Myanmar'a yapacağı 2 günlük resmi ziyaret çerçevesinde Arakan'daki Müslümanların durumunu Myanmarlı liderle ele alacak. Abe'ye, Myanmar'da etnik uzlaşının sağlanması için Tokyo'nun atadığı özel temsilci Yohei Sasakawa eşlik edecek. Abe'nin ziyaretine 30-40 kadar işadamı da iştirak edecek.

Japonya Başbakanı Abe, Myanmar'ı 24-26 Mayıs tarihleri arasında ziyaret edecek. Bu ziyaret, Japonya'dan başbakanlık seviyesinde 36 yıl sonra yapılacak ilk ziyaret olduğu bildirildi. En son ziyareti, Ağustos 1977'de dönemin başbakanı Takeo Fukuda yapmıştı. Abe'nin ilk durağı, ülkenin en büyük kenti Yangon olacak. Şehitler Anıtı'nı ve Japon Mezarlığını ziyaret edecek Abe, Lat Yan San adlı ilkokula da gidecek. Yetkililer, Şinzo Abe'nin bu okula kişisel olarak yardım ettiğine dikkat çekerek, kendisi açısından önemli olduğunu belirtti. Onuruna verilecek yemeğe katılacak Şinzo Abe, Myanmar-Japonya İşadamları Zirvesi'ne de katılacak. Başbakan Abe, Myanmar'ın Nobel ödüllü muhalif lideri Aung San Suu Kyi ile de görüşecek. Japon lider, 26 Mayıs'ta başkent Nay Pyi Taw'a geçecek. Cumhurbaşkanı Thein Sein ile görüşecek olan Şinzo Abe, aynı gün Myanmar'dan ayrılacak.

Başbakan Şinzo Abe'nin ziyareti sırasında iki ülke ilişkilerini geliştirmeyi amaçladığı bildirildi. Japonya Dışişleri'nden bir yetkili, Tokyo'nun Güneydoğu Asya ülkelerine büyük önem verdiğine, bu bölgede Myanmar'ın stratejik bir pozisyonda yer aldığına dikkat çekti. Ziyaretin ayrıca Myanmar'ın demokratikleşme sürecine, ekonomik kalkınmasına ve ulusal uzlaşıya destek verildiği mesajını da içerdiği belirtildi. İki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi amacını da taşıdıklarını kaydeden Japon yetkili, bölgesel güvenliğinde ziyaret sırasında gündeme geleceğine dikkat çekti. Yetkili, Abe'ye ziyareti sırasında 30-40 kadar işadamının ve akademisyenlerin eşlik edeceğini söyledi. Japon yetkili, bir soru üzerine Başbakan Abe'nin Myanmar Cumhurbaşkanı Sein ile görüşmesi sırasında Arakan'daki Müslümanların durumunu da ele alacağı bilgisini verdi. Yetkili, Şinzo Abe'ye eşlik edecek isimler arasında Tokyo'nun atadığı özel temsilci Yohei Sasakawa da olduğunu söyledi.

Japonya'daki Burmalı Arakanlılar Birliği'nin (BRAJ) lideri Zaw Min Htut ise Tokyo'nun, her seferinde Arakanlı Müslümanların durumunu gündeme getireceğini vadettiğini ancak bunu gerçekten yapmadığı eleştirisini getirdi. Min Htut yaptığı açıklamada, "Müslümanların yaşadığı katliamları kınamıyorlar. Sadece iş imkanlarına bakıyorlar." diye konuştu. Min Htut, Japonya Uluslararası İşbirliği Kurumu'nun Myanmar'daki etnik gruplara yardım yaptığını ancak Müslümanlara yapmadığına da dikkat çekti.

Kaynak:Cihan/23.05.2013
Bizim Müslümmanlığı ile ön plana çıkan (?) (!) Tayyip hiçbir şey yapmazken önemli bir Budist nüfus yoğunluğuna sahip Japonya'nın Arakan Müslümanları'na sahip çıkması gerçekten güzel bir şey, helal olsun.
Japonya, Patriotları Tokyo'dan Çekiyor

Kuzey Kore'nin füze denemesi yapacağına yönelik endişelerin yükseldiği bir dönemde Japonya'nın başkenti Tokyo'ya güvenlik amacıyla yerleştirilen Patriot tipi füzelerin kaldırılmasına karar verildi.

Savunma Bakanı Itsunori Onodera, Kuzey Kore'den gelebilecek füzelerin vurulması ve Patriotlar'ın başkente yerleştirilmesine yönelik kararın kaldırıldığını belirtti. Bu emir, geçtiğimiz nisan ayında Kuzey Kore'den yükselen tehditler nedeniyle alınmıştı. Karar çerçevesinde başkentin bazı bölgelerine ve Savunma Bakanlığı'nın bahçesine füzeler yerleştirilmişti.

Savunma Bakanlığı'nın bu kararı, Komünist Kore'nin füze rampalarını Japon Denizi kıyısından çekmesi ve diyalog kurmaya yönelik niyetini beyan etmesinin ardından geldi.

Alıntıdır: Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir. / 29.06.2013
Japonya'dan Çin'e Hodri Meydan

Japonya Başbakanı Şinzo Abe, Çin ile gerginlik yaşadıkları Senkaku adalarının Tokyo'yo ait olduğunu yineleyerek bu kararlılıklarından bir milim bile kımıldamayacaklarını söyledi.

Japonya'da meclisin üst kanadı için yapılacak seçimlere günler kala Başbakan Abe, Doğu Çin Denizi'nde devriye görevini sürdüren sahil güvenlik birimlerini ziyaret etti. Başkent Tokyo'nun 2 bin kilometre güneybatısında yer alan İshigaki adasına giden Abe, Senkaku kararlılıklarında herhangi bir değişiklik olmadığını söyledi. 40 kadar sahil güvenlik birimine konuşan Abe, "Çin'e ait gemilerin Senkaku adalarının çevresinde sürekli gezdikleri bir dönemde karasularımızın güvenliği daha da bir önem kazandı." dedi. Sahil güvenliğin göstermiş olduğu çabadan dolayı memnun olduğunu belirten Abe, "Topraklarımızı, kara sularımızı ve hava sahamızı savunmaya devam edeceğim." ifadelerini kullandı. Senkaku adalarının tarihi ve uluslararası hukuk açısından Japonya'nın "ayrılmaz bir parçası" olduğunu vurgulayan Abe, "Bu kararlılığımızda bir milim bile kımıldama yok." diye konuştu.

ZİYARETTE GARİP BİR TARAF YOK

Dışişleri Bakanlığı sözcüsü de Başbakan Abe'nin İshigaki adasına yaptığı ziyarette "garip" bir tarafın olmadığını belirtti. Sözcü, İshigaki adasının Japon topraklarına dahil olduğunu vurguladı. Bu arada, sözcü Başbakan Abe'nin Güneyasya ülkelerine yapacağı ziyaretin henüz netlik kazanmadığını da kaydetti.

Tokyo'nun Senkaku, Pekin'in ise Diaoyu diye isimlendirdiği adalar nedeniyle iki başkent arasında soğuk rüzgarlar esiyor. Japonya'nın kontrolündeki adaları kamulaştırması Pekin'in tepkisiyle karşılaştı. Japonya'nın bu adımı üzerine Çin, ada yakınlarına gemilerini göndermeye başladı. Japonya ise sahil güvenlik birimleriyle bu gemilere karşı koymaya çalışıyor. Ayrıca Çin uçakları da ada yakınlarında uçuyordu. Adaların doğal kaynaklar ve balıkçılık açısından zengin bir bölgede olduğu düşünülüyor.

Senkaku tartışmasında tavizsiz bir tutum sergileyen Japonya, ülkeyi çevreleyen 400 kadar ada için de harekete geçmişti. Japonya'nın önde gelen gazetelerinden Yomiuri'nin haberine göre, Tokyo hükümeti ülkeyi çevreleyen 400 kadar ada için bir çalışma grubu kurdu. Bu grup, adaların isimlerini ve sahiplerini kayıt altına alacak. Gazete, sahipsiz ve isimsiz olan adaların, bu çalışma grubu tarafından isimlendirileceğini ve devlet tarafından da kamulaştırılacağını yazdı.

Alıntıdır: Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir. / 18.07.2013
Kennedy’nin Küçük Kızı Japonya Elçisi

[Resim: kennedy-nin-kucuk-kizi-japonya-elcisi-3481016.Jpeg]

ABD’nin suikaste kurban giden başkanı John F. Kennedy’nin yaşayan tek çocuğu Caroline Kennedy, Japonya büyükelçiliğine aday gösterildi. Japonya için kadın bir lider olarak rol modeli olması bekleniyor.

ABD’nin suikaste kurban giden başkanı John F. Kennedy’nin kızı Caroline Kennedy, ABD Başkanı Barack Obama tarafından Japonya büyükelçiliğine sonunda aday gösterildi. ABD’nin en büyük ticari ve askeri ortağı olan Japonya’ya büyükelçi olarak atanmasıyla Kennedy’nin iki ülkenin de ihtiyaç duyduğu politik açıdan güçlü kadın lider rolüne oturması bekleniyor. John F. Kennedy‘nin yaşayan tek çocuğu olan Caroline Kennedy, pozisyonunu ABD Senatosu’nun onaması halinde ilk kadın Japonya büyükelçisi olacak.

Tokyo atamadan memnun

Obama’ya yakınlığı ile bilinen Kennedy’nin bu göreve uygun bulunması Japonya açısından da memnuniyetle karşılandı. Kabine Genel Sekreteri Yoshihide Suga, “Obama’ya yakın bir isim olarak Kennedy’nin Başkan’la çeşitli meseleleri nasıl konuşacağı önemli. Bu rol için kendisine büyük bir hoşgeldin diyorum” dedi. Japonya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada ise ikili ilişkilere verilen önemi gösteren bu atamadan memnun olunduğu belirtildi.

Kadın lider eksiği

Kennedy atanması halinde görevi, Silikon Vadisi’nin eski avukatlarından John Ross’tan devralacak. Kennedy’nin bu göreve getirilerek, genellikle erkeklerin üst pozisyonlarda olduğu geleneksel Japon toplumuna örnek olması bekleniyor. Ancak erkek egemen toplumda etkin olamayacağını söyleyenler da bulunuyor. Başbakan Şinzo Abe, kadınların iş dünyasında daha güçlü bir konuma gelebilmesi için çocuk bakımı ve ebeveynlerin uzun izin hakkı gibi reformları desteklediğini söylemişti.

Başarılı olacak mı?

Caroline Kennedy’nin bu göreve getirilmesini eleştirenler de var. Eski başkanın kızının Japonya’yla herhangi bir bağı olmadığı açık. Japonya’nın Kuzey Kore’nin nükleer programıyla ilgili olarak önemli bir yeri var. Kennedy’nin ise ABD-Japonya ticaret müzakereleri, Japonya ve Çin arasındaki gerginlik, ABD askeri personelinin Japonya’da olması gibi zorlu konularda ne kadar başarılı olacağı çokça tartışılıyor. Bir Japon gazetesi Mainichi Shimbun, dün “Gösterişli bir aile, ama yetenekler belirsiz” manşetiyle baskıya çıktı.

Alıntıdır: Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir. / 26.07.2013
ABD-Japonya İttifakı Güçleniyor

[Resim: EBD25C73-926E-4EF8-8642-FBE13F1A7680_w640_r1_s.jpg]

ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden ve Japonya Başbakanı Şinzo Abe Singapur’da görüştü. Görüşme, Japonya’nın Doğu Çin Denizi’nde bir grup ada konusunda Çin’le anlaşmazlık yaşadığı bir döneme rastladı.

Başkan Yardımcısı Joe Biden, Singapur’da görüştüğü Japonya Başbakanı Şinzo Abe’yle, iki devlet arasındaki ittifakı güçlendirme konusunda anlaştı.

Biden-Abe görüşmesi, Japonya’nın Doğu Çin Denizi’nde bir grup adanın sahipliği konusunda Çin’le anlaşmazlık yaşadığı bir döneme denk geliyor. Japonca’da ‘Senkaku’, Çince’deyse ‘Diaoyou’ diye adlandırılan adalar grubu, Japonya’nın kontrolünde, ancak Çin bu adalar üzerinde hak iddia ediyor.

Japonya’dan önce Singapur’u ziyaret eden Biden, Japonya ve Çin’den, aralarındaki gerginliği giderecek adımlar atmasını istedi. Bununla birlikte Biden, Japonya’yla ittifak içinde olduklarını da yeniden vurguladı.

Bir süre önce seçimleri yeniden kazanan Abe hükümeti, ulusal güvenlik politikalarında değişikliğe gitmeyi amaçlıyor.

Japonya da İHA’ları kullanmak istiyor

Japonya Savunma Bakanlığı, bugün yayınladığı raporda Çin ve Kuzey Kore’den artan tehditlere karşı silahlı kuvvetlerinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Rapor, Büyük Okyanus’taki askeri faaliyetleri 7 gün 24 saat denetlemek için insansız hava araçları ve diğer izleme teçhizatlarının kullanılmasının gereğini vurguladı. Japonya Savunma Bakanlığı’nın raporu ayrıca, tartışmalı adaları korumak ya da denizaşırı üslere saldırı düzenlemek için Japon silahlı kuvvetleri bünyesinde deniz piyadesi çıkartma timleri oluşturulması gerektiğini yazıyor.

Singapur’da bir toplantıda konuşan Japonya Başbakanı Abe de, ülkesi ve Çin arasında tartışmalı adalar sorununu çözmek için üst düzey görüşmeler yapılması çağrısında bulundu.

Senkaku (Diaouyu) adaları, Okinawa’nın batısında, balıkçılık açısından oldukça zengin bir denize sahip. Ayrıca deniz tabanında zengin petrol ve doğal gaz yatakları olduğu sanılıyor.

Bunlar Japonya’nın tek yaşadığı adalar sorunu değil. Ülkenin kuzeyindeki bazı takım adalar da (Kuril) İkinci Dünya Savaşı’nın sonundan bu yana Rus işgali altında bulunuyor. Ayrıca Kuzey Kore de, zaman zaman Japonya’ya yakın karasularında ya da doğrudan Japonya’nın hava sahası üzerinde füze denemeleri yapıyor.

İkinci Dünya Savaşı’nı kaybeden Japonya, tüm ordusunu dağıtmak zorunda kalmıştı. Ülke, yalnızca dışarıdan gelebilecek saldırılara karşı bir savunma gücü bulunduruyor. Dünyanın en büyük ekonomik güçlerinden biri haline gelen Japonya, ordusunu denizaşırı operasyonlarda da kullanabilecek şekilde yeniden büyütmeyi amaçlıyor.

Alıntıdır: Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir. / 29.07.2013
Japonya, 66 Yıl Sonra Ordusunu Yeniden Kuruyor

Japonya, Çin ve Kuzey Kore tehdidine karşı ordusunu yeniden kuruyor. Japonya'nın 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana tam anlamıyla bir ordusu bulunmuyor.

Pasifik ve Güney Çin Denizi'nde Çin ve Kuzey Kore ile rekabete giren Japonya, ikinci Dünya Savaşı'nda tamamen yok olan ordusunu 66 yıl sonra yeniden canlandırma ve yapılandırma kararı aldı. Yıl sonuna kadar kesinleşmesi beklenen ara karar onaylanırsa, İkinci Dünya Savaşı'ndan beri gerçek anlamda ordusu bulunmayan Japonya, 66 yıl sonra tekrar ordu sahibi olacak.

Savunma Bakanlığı'nın onayladığı ara rapora göre Japonya, en uzak sınırlarını korumak için deniz kuvvetlerini güçlendirmeli ve gözlem kapasitesini arttırmalı. Çin ve Kuzey Kore'nin, Pasifik'teki faaliyetleriyle bölge barışını tehdit ettiğinin sıklıkla vurgulandığı belgede, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrar için Japonya'nın askeri kapasitesinin "cevap verebilir" düzeye getirilmesi gerektiği söylendi.

Ara raporda, Japonya'nın Çin Denizi'ndeki tartışmalı adaları yakından takip edebilmesi için gözlem kapasitesini arttırması gerektiği belirtilerek, geniş kapsamlı, yüksek irtifada izleme yapabilen insansız hava aracı kullanımının ve Amerikan deniz kuvvetlerinde olduğu gibi amfibik birliklerin oluşturulmasının değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

SALDIRILARA CEVAP VEREBİLMEK İSTİYORLAR

Japonya'nın, ABD'yle yürüttüğü güvenlik işbirliğinin "esas" savunma politikası olduğunun altının çizildiği raporda, Kuzey Kore'nin nükleer füzelerine karşı, ballistik füze saldırılarına cevap verebilecek seviyeye gelmenin gerekli olduğu belirtildi.

Yıl sonuna kadar kesinleşmesi beklenen ara rapor onaylanırsa, denizaşırı muharebe alanlarında operasyon yapması anayasal olarak yasaklanan ve askeri birlikleri sadece savunmaya yönelik bırakılan Japonya'nın askeri politikalarında uzun vadeli ve ciddi bir değişiklik olması bekleniyor.

ANAYASANIN 9. MADDESİ ORDUYA ENGEL

Japonya, İkinci Dünya Savaşı'nın yarattığı yıkımın etkisiyle kendisini "barış devleti" olarak tanımlamayı tercih ederek "güç kullanmamak" prensibini sahiplendi. 1947'de yürürlüğe giren anayasanın 9. maddesi ile gerçek anlamda ordu bulundurma hakkından feragat eden Japonya, yine aynı madde ile güç kullanımını kesin bir dille yasakladı.

Savaş sonrası Japonya, ABD ordusu tarafından korunmasını garanti altına alacak bir dizi anlaşma imzaladı. Yapılan anlaşmalar çerçevesinde ABD ordusu, Japon topraklarına konuşlanarak ülke savunma görevini üstlendi. Japonya'nın sahip olduğu Meşru Müdafaa Gücü adlı askeri yapılanması, sadece lojistik destek amaçlı varlık sürdürürken, her türlü saldırı karşısında ülke savunması ABD'nin yetki ve sorumluluk alanında yer alıyor.

Alıntıdır: Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir. / 26.07.2013
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17